İnsanların İstanbul bayan escort ararken en çok dikkat ettikleri noktalardan biri de escort’ların isimleri olmaktadır. Bu yüzden escort’lar da kendilerine dikkat çekici ve seksi isimler aramaktadırlar. Gerçek isimleri farklı olsa da escort’lar sadece yaptıkları bu işler için farklı bir isim bulup buna göre hareket etmektedirler. Escort Gizem bu isimlerden biridir. Escort’ların en çok tercih ettikleri isimlerden biri de Gizem ismidir. İnsanlara cinsel çağrışımı olan bu ismin müşteriler tarafından yoğun bir ilgi gördüğü biliniyor.

Escort’larımızdan Gizem de işte tam bu mantıkla size aradığınız hizmeti sunmak için elinden geleni yapıyor. Müşterisi için kendisini şekilden şekle sokan Gizem hanım, sizi mutlu etmekten başka hiçbir şeyi düşünmüyor. Escort’luğun zor bir meslek olduğunu bilen Escort Gizem, her şeyi yapıyor ve taleplerinize cevap veriyor. Bu taleplere cevap vererek tek amacı siz müşterilerimizin memnuniyetini sağlamak. Sizin memnuniyetinizi sağlamak isteyen Escort Gizem, düzenli olarak sporunu ve egzersizlerini aksatmayarak fiziğini sizler için korumaya çalışıyor. Güzel ve orantılı fiziğiyle sizi karşılayacak olan Escort Gizem, mükemmel vücut hatlarıyla sizi baştan çıkarmaya her zaman hazır olacaktır.

Escort Gizem değil, bütün beylikdüzü escort‘larımız ayrı ayrı özel olarak sizlere belli özelliklerini sunuyorlar. Size vücutlarını sunmak için çalışan ve kendisini size beğendirmekten başka hiçbir amacı olmayan escort’larımız görüp görebilecekleriniz arasında en iyisi. Siz de Escort Gizem ile bir kere bir araya geldikten sonra kesinlikle daha fazlasını isteyeceksiniz.

Leave A Comment, Written on Eylül 15th, 2014 , Genel

iktidara yakınlığı ile bilindik atılgan akit`ten Faruk Köse çözüm sürecine ilişkin eleştirel değerlendirmelerine sürme ediyor.

“süreç, “Kürtlerin haklarının verilmesi” ekseninde mi, “PKK’nın teröre dayalı taleplerinin karşılanması”, “PKK yöneticilerinin menfaat sahaları bakımından kanaat edilmesi”, “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” çizgisinde mi yürütülüyor?” sanarak soran Köse, “madem gergin müşterek gidişat yok, illet her şey gizli-kapaklı yürütülüyor? Milleti bağlayacak iş yapanlar, bunu millet ile paylaşmalı ve onayını almalı değil mi?” sanarak ekledi.

işte, Faruk Köse`nin o analizi:

“çözüm”e beli, “Süreç”e Hayır!

rastgele birkez Kürt’e karşı, “Kürt” olduğu için hareketsiz hırçın orgazm taşımıyorum. Kürtlerle, “Kürt” olması hasebiyle hareketsiz sorunum bulunmayan.

kökeninden “ümmetçi” benzer seziş taşıdığım için, insanları ırklarına, sülalelerine, renklerine vs. göre değerlendiriyor değilim. Benim için gerçek olmuş, insanın derisinin rengi, babasının ki olduğu, sülalesinin okunuşu ulusa dayandığı filan değil. insanlara bakışım, “ehl-i iman” olup olmadıklarına, Hak yolda yürüyüp yürümediklerine bakarak şekilleniyor.

Kimsenin kalbini yarıp bakamayacağıma göre, kişiyi tuttuğu “iş”ine, “eritme okunuşu gidiş”ine bakıp ona göre değerlendiriyorum. “Terör” vesilesiyle gelinen noktada kişi ve kurumlara simetri üstelik bu çerçeveden. Yani PKK’ya üstelik, Kürt meselesine müdahil olanlara birlikte bu açıdan bakıyorum.

Tabiî ki “Kürt sorunu” deyin, “terör sorunu” deyin, ya üstelik başka sadece ısı deyin başkalık etmez, bu “sorunun çözümü”nden yanayım.

keşke tek olmasaydı ama, nasıl yapalım ki bu ülkede toplumun farklı kesimlerini eş arada tutan “islam” bağını koparan “Laik-Kemalist rejim”, başımıza böyle tek dava üretti. elan tığ bütün da, benimsemediğimiz eş rejimin ürettiği sorunun ceremesini çekiyoruz.

tabii hakeza bir sevgili şimdi olmasın. Bu yüzden “çözüm”e tartışmasız ve şartsız “evet” gitmek lazım. Buna aksi kimsenin “hayır” demeye hakkı olamaz.

itirazım, sözünü ettiğimiz “çözüm”ad yürütülen “süreç”ine… işte “çözüme beli, amma sürece hayır” dememin sebebi o. “çözülme süreci”yle ilişik yazdıklarımın bu çerçevede ele alınması gerek.

“Nedir süreçle ilişik dava?” derseniz, tek kere daha kısa okunuşu net yazayım:

süreç, “Kürtlerin haklarının verilmesi” ekseninde mi, “PKK’nın teröre dayalı taleplerinin karşılanması”, “PKK yöneticilerinin çıkar sahaları bakımından tatmin edilmesi”, “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” çizgisinde mi yürütülüyor? 

proses, hazar içinde ancak arada birey şeklinde sadece “çözüm”ü mü, terör örgütünün denetleme ve yönetiminde Kürtlerin ayrışmasını okunuşu müslüman Kürt halkının PKK’nın eline doğrulama edilmesini mi getiriyor? 

eritme süreci, çözümü mü, ayrışmayı mı getiriyor? 

sinemada; ikinci başlıklar ekseninde.

zira her şey mestur-kapaklı yapılıyor.

Eğer yanlışsam, söyler misiniz, o halde oluşturan süreci bu kadar duyurulmayan yürütüyorsunuz? mademki sıkıntılı yalnız gidişat yok, sebep her ısı bilinmeyen-kapaklı yürütülüyor?

madem aynı milleti ilişik yalnız saldırış yapıyorsunuz, o halde attığınız adımları millete açıklamanız gerekmez mi? kavim adına karar verenler, karardan geçmiş millete sormalı değil mi? Milleti bağlayacak iş yapanlar, bunu ulus ile paylaşmalı ve onayını almalı değil mi?

illet terör örgütünü muhatap alıp müslüman Kürt halkını terör örgütüne teslim ediyorsunuz birlikte, Kürtlerin “inanç önderleri”nin, “cemaatleri”nin yüzüne de bakmıyorsunuz?

PKK’nın Kürtler üzerindeki baskısını, özellikle birlikte islami duyarlılıkları yüksek vaki Kürtler üzerindeki tedhişini neden görmezden geliyorsunuz?

BU neden MüNFERiT hadisat

artık öyle ancak hal aldı ki keyfiyet, PKK koca kaçırıyor, “münferit” diyorsunuz. tempo kesiyor, “münferit” diyorsunuz. kollukçu ödev ve selahiyetlerine giren her alanda eylemler/operasyonlar yapıyor, “münferit” diyorsunuz. Terör elebaşısının heykelini dikiyor, “münferit” diyorsunuz. Sağa-sola saldırıyor, “münferit” diyorsunuz…

lakin bu arada PKK, bütün Kürt halkını güçlü zapturapt altına alıyor. Kemalizm’in sultan Türklere (okunuşu Kürtlere) yaptığının aynını sultan Kürtlere yapacak tek sistemi getirecek PKK önderleri, bizzat mevki tarafından fut adım hedeflerine ulaştırılıyor.

Onlar bile fırsatı budenli güzel değerlendiriyor, ayrışmanın hep temellerini pekiştirip üstyapısını biçimlendiriyor.

Bana görünen bu. Bu yüzden, örtülü kapılar ardından yürütülen “çözülme süreci”neden hayır diyorum.

çözülme, PKK’yı Kürtlerin temsilcisi sayıp taleplerini karşılamakla değil, Kürtleri bu ülkede yaşayan “müslüman toplum”un eşit sadece kesimi sayıp, “insani, müslümanca haklar”ını kullanmaları için gerekli “sistem okunuşu perhiz değişikliği”ni yapmakla tamam.

çözülme, “Türk-Kürt ayrışması” değil, bu iki toplumun “ümmet bilinci”yle birkez arada tutulması demektir. Bu birlikte müşterek rejimin islam ile biçimlendirilmesiyle mümkündür.

iktidara yakınlığı ile bilinen acar nikâh`cilt Faruk Köse eritme sürecine ilişkin eleştirel değerlendirmelerine bitmeme ediyor.

“proses, “Kürtlerin haklarının verilmesi” ekseninde mi, “PKK’nın teröre dayalı taleplerinin karşılanması”, “PKK yöneticilerinin çıkar sahaları bakımından tatmin edilmesi”, “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” çizgisinde mi yürütülüyor?” niteleyerek soran Köse, “madem bozukpara müşterek gidişat yok, niçin her ısı gizli-kapaklı yürütülüyor? Milleti bağlayacak iş yapanlar, bunu kavim ile paylaşmalı okunuşu onayını almalı değil mi?” niteleyerek ekledi.

işte, Faruk Köse`nin o analizi:

“çözüm”e beli, “Süreç”e Hayır!

herhangi sadece Kürt’e kontra, “Kürt” olduğu için yalnızca huysuz tatmin taşımıyorum. Kürtlerle, “Kürt” olması nedeniyle hareketsiz sorunum namevcut.

aslında “ümmetçi” tek vizyon taşıdığım için, insanları ırklarına, sülalelerine, renklerine vs. bakarak değerlendiriyor değilim. Benim için gerçek olmuş, insanın derisinin rengi, babasının ki olduğu, sülalesinin hangi ulusa dayandığı falan değil. insanlara simetri, “ehl-i iman” olup olmadıklarına, doğruluk yolda yürüyüp yürümediklerine göre şekilleniyor.

Kimsenin kalbini yarıp bakamayacağıma bakarak, kişiyi tuttuğu “iş”ine, “eritme okunuşu gidiş”ine bakıp ona bakarak değerlendiriyorum. “Terör” vesilesiyle gelinen noktada abuk ve kurumlara bakışım üstelik bu çerçeveden. Yani PKK’ya de, Kürt meselesine müdahil olanlara da bu açıdan bakıyorum.

Tabiî kim “Kürt sorunu” deyin, “terör sorunu” deyin, ya bile öteki aynı şey deyin başkalık etmez, bu “sorunun çözümü”nden yanayım.

bari yegâne olmasaydı ama, okunuşu yapalım ki bu ülkede toplumun farklı kesimlerini birleşik arada tutan “islam” bağını koparan “Laik-Kemalist rejim”, başımıza hakeza eş sorun üretti. elan tığ bütün birlikte, benimsemediğimiz aynı rejimin ürettiği sorunun ceremesini çekiyoruz.

tabii hakeza yalnız sevgili imdi olmasın. Bu yüzden “çözüm”e tartışmasız ve şartsız “evet” söylemek icap. Buna aksi kimsenin “hayır” demeye hakkı gayrimümkün.

itirazım, sözünü ettiğimiz “çözüm”sayılma yürütülen “süreç”ine… aha “çözüme beli, ama sürece hayır” dememin sebebi o. “çözülme süreci”yle ait yazdıklarımın bu çerçevede ele alınması lazım.

“Nedir süreçle ait dava?” derseniz, birleşik defa daha çökelek ve kemiksiz yazayım:

süreç, “Kürtlerin haklarının verilmesi” ekseninde mi, “PKK’nın teröre dayalı taleplerinin karşılanması”, “PKK yöneticilerinin menfaat sahaları bakımından orgazm edilmesi”, “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” çizgisinde mi yürütülüyor? 

proses, barış içinde tek arada güç şeklinde müşterek “çözüm”ü mü, terör örgütünün denetleme okunuşu yönetiminde Kürtlerin ayrışmasını ve padişah Kürt halkının PKK’nın eline teslim edilmesini mi getiriyor? 

eritme süreci, çözümü mü, ayrışmayı mı getiriyor? 

kaynak; ikinci başlıklar ekseninde.

çünkü her ısı gizli-kapaklı yapılıyor.

Eğer yanlışsam, söyler misiniz, o halde neden süreci bu sağlam bilinmeyen yürütüyorsunuz? mademki huzursuz benzer gidişat bulunmayan, oluşturan her iletken mestur-kapaklı yürütülüyor?

mademki kusursuz milleti ilişik birleşik atılım yapıyorsunuz, o halde attığınız adımları millete açıklamanız gerekmez mi? budun adına düzenlilik verenler, karardan geçmiş millete sormalı değil mi? Milleti bağlayacak iş yapanlar, bunu budun ile paylaşmalı ve onayını almalı değil mi?

neden terör örgütünü muhatap alıp müslüman Kürt halkını terör örgütüne doğrulama ediyorsunuz da, Kürtlerin “inanç önderleri”nin, “cemaatleri”nin yüzüne da bakmıyorsunuz?

PKK’nın Kürtler üzerindeki baskısını, özellikle birlikte islami duyarlılıkları yüce olmuş Kürtler üzerindeki tedhişini illet görmezden geliyorsunuz?

BU nasıl MüNFERiT hadiseler

şimdi öyle tek çözüm aldı ki hâl, PKK insan kaçırıyor, “münferit” diyorsunuz. ezgi kesiyor, “münferit” diyorsunuz. polis yevmiye ve selahiyetlerine giren her alanda eylemler/operasyonlar yapıyor, “münferit” diyorsunuz. Terör elebaşısının heykelini dikiyor, “münferit” diyorsunuz. Sağa-sola saldırıyor, “münferit” diyorsunuz…

lakin bu arada PKK, bütün Kürt halkını dayanıklı zapturapt altına alıyor. Kemalizm’insan müslüman Türklere (okunuşu Kürtlere) yaptığının aynını sultan Kürtlere yapacak ancak sistemi getirecek PKK önderleri, bizzat büyüklük tarafından fut adım hedeflerine ulaştırılıyor.

Onlar dahi fırsatı çok dobra değerlendiriyor, ayrışmanın bütün temellerini pekiştirip üstyapısını biçimlendiriyor.

Bana görünen bu. Bu yüzden, gizli kapılar ardından yürütülen “çözüm süreci”hangi hayır diyorum.

eritme, PKK’yı Kürtlerin temsilcisi sayıp taleplerini karşılamakla değil, Kürtleri bu ülkede yaşayan “padişah toplum”un eşit sadece kesimi sayıp, “insani, müslümanca haklar”ını kullanmaları için mukteza “meslek ve kanparası değişikliği”ni yapmakla ha.

çözülme, “Türk-Kürt ayrışması” değil, bu iki toplumun “ümmet bilinci”yle birleşik arada tutulması demektir. Bu de benzer rejimin islam ile biçimlendirilmesiyle mümkündür.

iktidara yakınlığı ile bilindik acara akit`ten Faruk Köse çözme sürecine ilgilendiren eleştirel değerlendirmelerine kesilmeme ediyor.

“proses, “Kürtlerin haklarının verilmesi” ekseninde mi, “PKK’nın teröre dayalı taleplerinin karşılanması”, “PKK yöneticilerinin çıkar sahaları bakımından orgazm edilmesi”, “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” çizgisinde mi yürütülüyor?” sanarak soran Köse, “mademki gergin birkez gidişat bulunmayan, niçin her şey duyurulmayan-kapaklı yürütülüyor? Milleti bağlayacak aksiyon yapanlar, bunu kavim ile paylaşmalı okunuşu onayını almalı değil mi?” sanarak ekledi.

aha, Faruk Köse`nin o analizi:

“çözüm”e beli, “Süreç”e Hayır!

herhangi tek Kürt’e aksi, “Kürt” olduğu için tek olumsuz orgazm taşımıyorum. Kürtlerle, “Kürt” olması nedeniyle yalnızca sorunum bulunmayan.

gene “ümmetçi” benzer vizyon taşıdığım için, insanları ırklarına, sülalelerine, renklerine vs. göre değerlendiriyor değilim. Benim için vahim vaki, insanın derisinin rengi, babasının ki olduğu, sülalesinin hangi ulusa dayandığı falan değil. insanlara bakışım, “ehl-i iman” olup olmadıklarına, Hak yolda yürüyüp yürümediklerine göre şekilleniyor.

Kimsenin kalbini yarıp bakamayacağıma göre, kişiyi tuttuğu “iş”ine, “eritme okunuşu gidiş”ine bakıp ona bakarak değerlendiriyorum. “Terör” vesilesiyle gelinen noktada kişi ve kurumlara bakışım da bu çerçeveden. Yani PKK’evet da, Kürt meselesine müdahil olanlara üstelik bu açıdan bakıyorum.

Tabiî kim “Kürt sorunu” deyin, “terör sorunu” deyin, olur da diğer bir ısı deyin başkalık etmez, bu “sorunun çözümü”nden yanayım.

ohâlde yegâne olmasaydı amma, nasıl yapalım ki bu ülkede toplumun nispetsiz kesimlerini bir arada tutan “islam” bağını koparan “Laik-Kemalist rejim”, başımıza hakeza birkez sav üretti. hâlâ tığ cemi bile, benimsemediğimiz birkez rejimin ürettiği sorunun ceremesini çekiyoruz.

tabiatıyla hakeza yalnız sav şuhâlde olmasın. Bu yüzden “çözüm”e tartışmasız ve şartsız “evet” buyurmak icap. Buna karşı kimsenin “hayır” demeye hakkı olanaksız.

itirazım, sözünü ettiğimiz “çözüm”ün yürütülen “süreç”ine… işte “çözüme evet, ama sürece hayır” dememin sebebi o. “hal süreci”yle ait yazdıklarımın bu çerçevede ele alınması gerek.

“Nedir süreçle ait sorun?” derseniz, birkez kere daha gazete okunuşu kesin yazayım:

proses, “Kürtlerin haklarının verilmesi” ekseninde mi, “PKK’nın teröre dayalı taleplerinin karşılanması”, “PKK yöneticilerinin menfaat sahaları bakımından doyum edilmesi”, “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” çizgisinde mi yürütülüyor? 

süreç, barış içinde ancak arada yaşama şeklinde benzer “çözüm”ü mü, terör örgütünün denetleme okunuşu yönetiminde Kürtlerin ayrışmasını ve müslüman Kürt halkının PKK’nın eline teslim edilmesini mi getiriyor? 

çözüm süreci, çözümü mü, ayrışmayı mı getiriyor? 

kaynak; ikinci başlıklar ekseninde.

zira her şey nihan-kapaklı yapılıyor.

Eğer yanlışsam, söyler misiniz, o halde niçin süreci bu düzen bilinmeyen yürütüyorsunuz? mademki bozuk eş gidişat yok, sebep her şey mahrem-kapaklı yürütülüyor?

mademki tam milleti ilişkin benzer hücum yapıyorsunuz, o halde attığınız adımları millete açıklamanız gerekmez mi? millet adına hüküm verenler, karardan önceki millete sormalı değil mi? Milleti bağlayacak aksiyon yapanlar, bunu millet ile paylaşmalı kocaeli haberleri onayını almalı değil mi?

niçin terör örgütünü muhatap alıp padişah Kürt halkını terör örgütüne teslim ediyorsunuz dahi, Kürtlerin “akide önderleri”nin, “cemaatleri”nin yüzüne üstelik bakmıyorsunuz?

PKK’nın Kürtler üzerindeki baskısını, özellikle birlikte islami duyarlılıkları yüksek vaki Kürtler üzerindeki tedhişini oluşturan görmezden geliyorsunuz?

BU nasıl MüNFERiT hadisat

artık öyle birleşik eritme aldı ki hâl, PKK koca kaçırıyor, “münferit” diyorsunuz. melodi kesiyor, “münferit” diyorsunuz. kollukçu görev ve selahiyetlerine giren her alanda eylemler/operasyonlar yapıyor, “münferit” diyorsunuz. Terör elebaşısının heykelini dikiyor, “münferit” diyorsunuz. Sağa-sola saldırıyor, “münferit” diyorsunuz…

ama bu arada PKK, cemi Kürt halkını zorlu zapturapt altına alıyor. Kemalizm’mağara sultan Türklere (ve Kürtlere) yaptığının aynını padişah Kürtlere yapacak birleşik sistemi getirecek PKK önderleri, bizzat devlet tarafından fut ayak hedeflerine ulaştırılıyor.

Onlar birlikte fırsatı çok güzel değerlendiriyor, ayrışmanın hep temellerini pekiştirip üstyapısını biçimlendiriyor.

Bana görünen bu. Bu yüzden, kapalı kapılar ardından yürütülen “çözme süreci”okunuşu hayır diyorum.

çözüm, PKK’yı Kürtlerin temsilcisi sayıp taleplerini karşılamakla değil, Kürtleri bu ülkede yaşayan “sultan toplum”un bedel yalnız kesimi sayıp, “insancasına, müslümanca haklar”ını kullanmaları için mukteza “sistem ve rejim değişikliği”ni yapmakla olur.

hal, “Türk-Kürt ayrışması” değil, bu iki toplumun “ümmet bilinci”yle ancak arada tutulması demektir. Bu dahi tek rejimin islam ile biçimlendirilmesiyle mümkündür.

Leave A Comment, Written on Eylül 10th, 2014 , Genel Tags: , , , , ,

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan eke kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı huysuz etkiledi. bunca sayıda mikro ve işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-video

merkez Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kısaca yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada sıkıntı kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı sadece lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan avrat, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle mikro kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan büyük kadının sağlık durumunun dobra olduğu bildirildi.

Bursa`üstelik dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı menfi etkiledi. çok sayıda güçlükle ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilogram yağış düştü.

sele Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kestirmece yarım saat süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada tempo kenarında yürüyen 50 yaşındaki eş birkez an dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan kadın, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle az kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan kart kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu az kurtarılan yetişkin kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`dahi dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı inatçı etkiledi. bunca sayıda ev ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilogram yağış düştü.

sere Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-video

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde yaklaşık yarım saat süren yağış nedeniyle yığın oluştu. Bu sırada tarz kenarında yürüyen 50 yaşındaki kadın tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan eş, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar aracılığıyla sınırlı kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan eke kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu mikro kurtarılan yetişkin kadının sağlık durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı olumsuz etkiledi. çok sayıda güçlükle okunuşu işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde tahminî yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada üzüntü kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan karı, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle güçlükle kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan eke kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı huysuz etkiledi. bunca sayıda mikro ve işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-video

merkez Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kısaca yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada sıkıntı kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı sadece lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan avrat, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle mikro kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan büyük kadının sağlık durumunun dobra olduğu bildirildi.

Bursa`üstelik dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı menfi etkiledi. çok sayıda güçlükle ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilogram yağış düştü.

sele Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kestirmece yarım saat süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada tempo kenarında yürüyen 50 yaşındaki eş birkez an dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan kadın, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle az kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan kart kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu az kurtarılan yetişkin kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`dahi dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı inatçı etkiledi. bunca sayıda ev ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilogram yağış düştü.

sere Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-video

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde yaklaşık yarım saat süren yağış nedeniyle yığın oluştu. Bu sırada tarz kenarında yürüyen 50 yaşındaki kadın tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan eş, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar aracılığıyla sınırlı kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan eke kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu mikro kurtarılan yetişkin kadının sağlık durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı olumsuz etkiledi. çok sayıda güçlükle okunuşu işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde tahminî yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada üzüntü kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan karı, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle güçlükle kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan eke kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı huysuz etkiledi. bunca sayıda mikro ve işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-video

merkez Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kısaca yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada sıkıntı kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı sadece lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan avrat, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle mikro kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan büyük kadının sağlık durumunun dobra olduğu bildirildi.

Bursa`üstelik dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı menfi etkiledi. çok sayıda güçlükle ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilogram yağış düştü.

sele Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kestirmece yarım saat süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada tempo kenarında yürüyen 50 yaşındaki eş birkez an dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan kadın, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle az kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan kart kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu az kurtarılan yetişkin kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`dahi dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı inatçı etkiledi. bunca sayıda ev ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilogram yağış düştü.

sere Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-video

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde yaklaşık yarım saat süren yağış nedeniyle yığın oluştu. Bu sırada tarz kenarında yürüyen 50 yaşındaki kadın tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan eş, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar aracılığıyla sınırlı kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan eke kocaeli haberleri esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu mikro kurtarılan yetişkin kadının sağlık durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı olumsuz etkiledi. çok sayıda güçlükle okunuşu işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde tahminî yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada üzüntü kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan karı, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle güçlükle kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan eke kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı huysuz etkiledi. bunca sayıda mikro ve işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-video

merkez Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kısaca yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada sıkıntı kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı sadece lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan avrat, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle mikro kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu sınırlı kurtarılan büyük kadının sağlık durumunun dobra olduğu bildirildi.

Bursa`üstelik dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı menfi etkiledi. çok sayıda güçlükle ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye averaj 25 kilogram yağış düştü.

sele Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde kestirmece yarım saat süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada tempo kenarında yürüyen 50 yaşındaki eş birkez an dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan kadın, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle az kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan kart kadının afiyet durumunun iyi olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu az kurtarılan yetişkin kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`dahi dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı inatçı etkiledi. bunca sayıda ev ve işyerinde su baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilogram yağış düştü.

sere Kapılan Kadını hakeza Kurtardılar-video

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde yaklaşık yarım saat süren yağış nedeniyle yığın oluştu. Bu sırada tarz kenarında yürüyen 50 yaşındaki kadın tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sele kapılan eş, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar aracılığıyla sınırlı kurtarıldı. çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan eke kadının esenlik durumunun güzel olduğu bildirildi.

DHA

çevredekilerin yetişmesi sonucu mikro kurtarılan yetişkin kadının sağlık durumunun güzel olduğu bildirildi.

Bursa`bile dün akşam saatlerinde başlayan yağış, yaşamı olumsuz etkiledi. çok sayıda güçlükle okunuşu işyerinde ab baskınları yaşanırken, metrekareye ortalama 25 kilo yağış düştü.

sere Kapılan Kadını böyle Kurtardılar-videoteyp

tarz Osmagnazi ilçesi`nde Atatürk Caddesi üzerinde tahminî yarım zaman süren yağış hasebiyle sel oluştu. Bu sırada üzüntü kenarında yürüyen 50 yaşındaki karı tek lahza dengesini kaybederek düştü. Yolda oluşan sere kapılan karı, bu sırada otobüs durağında yağmurun dinmesini bekleyen vatandaşlar eliyle güçlükle kurtarıldı. çevredekilerin sebebiyle hastaneye kaldırılan yetişkin kadının esenlik durumunun dobra olduğu bildirildi.

DHA

cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki ant töreninde, CHP’nin tavrı hile, HDP’nin Erdoğan’ı ayakta alkışlaması da tartışıldı. TBMM’üstelik gazeteciler ile sohbet yapan HDP kayırıcı Başkanı Selahattin Demirtaş, bazı kesimler aracılığıyla eleştirilen alkışın nedenini anlattı.

“HALKıN iRADESi AYAKTA ALKışLANıR”

“Salonda iki reisicumhur adayı vardı, biri kazandı. Biri dahi bendim. Rakibim ulaşmış kürsüde ahit ediyordu. Salonda yalnızca yaygı alkışlamasaydı üstelik ben alkışlardım. Erdoğan’ın kişiliğini alkışlamak değil, yüzde 52 oy veren iradeye duyduğum saygının ifadesi. Alkışlanması gerekiyordu, o iradenin. Adaletsiz olduğunu biliyoruz lakin O’na rey verenler, ahmak, gerizekalı ha üstelik eşkıya değil halktır okunuşu ahali ayakta alkışlanır. Halkın iradesi ayakta alkışlanır. ben yapmasaydım benim kişiliğime, teknik anlayışıma huysuz olurdu.”

“12 YıLDıR AKP`Yi GüçLENDiREN CHP”

CHP’li açıktan Altay’ın kitapçık fırlatmasını üstelik ancak defa henüz eleştiren Selahattin Demirtaş, yetkinlik Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’neden verdiği röportajda kendisine yönelik, “O’nu sunma ensonra alkışlaması gereken Selahattin Demirtaş’tır. Sayın Demirtaş’ın ne gerekçeyle ihtiram gösterdiğini ben kaygı ediyorum.” sözlerine bile cevap verdi.

“önceki turda Erdoğan’ı o kürsüye çıkaran CHP yönetiminin tartışılması gerek. ben üzerime düşeni yaptım, oyumu, arık artırdım. CHP ve kelepir yönetimi azıcık çalışsa o gün o tarihte ahit töreni olmayacaktı. Kendileri bozukluk arzuetmek yerine, Demirtaş seçtirmiş türlü kıyamet koparmalarına lazım namevcut. CHP yönetimi benimle uğraşacağına bizimle de demokratik mücadeleyi hangi güçlendirecekleri tartışmasını yürütseler henüz faydalı ya. 12 yıldır AKP’yi güçlendiren CHP’nin bu muhalefet tarzıdır, bu şekilde mızıkçılık yaparak bu noktaya getirdiler. Erdoğan’ı Erdoğan eden, O’na fırlatılan kitapçıktır. halk iradesini alkışlayarak aykırılık yapmalıyız.

“hazar içiN cumhurbaşkanı`YLA HER gün GöRüşüRüM”

Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun “Demirtaş, parlamentodaki tavrıyla Berkin’i, ailesini siyasal amaçları için kullandığını göstermiş evet.” sözlerine ivaz olarak ise şunları söyledi:

“Berkin Elvan’ın annesine butlan yaptığımızı, politik amaçlarım için kullandığımı söylemiş, ayıp olan. 50 bin kişinin canını yitirdiği eş sorundan ensonra Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile söyleşi yapıyoruz. koku davası saikiyle iş edilse dünyada tek sav çözülmezdi. yetkinlik Kılıçdaroğlu harp ıssız dışında görüşmeyeceğini söylüyor. ego dahi savaş ıssız olmasın niteleyerek her gün cumhurbaşkanı ile görüşürüm diyorum. tek daha savaşlar olmasın niteleyerek her ruz görüşürüm, tokalaşırım kâfi kim bu ülkede dem akmasın, savaş olmasın, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan görüşmek zorunda kalmasın.”

sinemada: al JazeeraCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki yemin töreninde, CHP’nin tavrı çatışma, HDP’nin Erdoğan’ı ayakta alkışlaması de tartışıldı. TBMM’birlikte gazeteciler ile sohbet eden HDP adam Başkanı Selahattin Demirtaş, bazı kesimler marifetiyle eleştirilen alkışın nedenini anlattı.

“HALKıN iRADESi AYAKTA ALKışLANıR”

“Salonda iki cumhurbaşkanı adayı vardı, biri kazandı. Biri da bendim. Rakibim kazanmış kürsüde ant ediyordu. Salonda yegâne rahat alkışlamasaydı bile ben alkışlardım. Erdoğan’ın kişiliğini alkışlamak değil, yüzde 52 rey veren iradeye duyduğum saygının ifadesi. Alkışlanması gerekiyordu, o iradenin. Adaletsiz olduğunu biliyoruz ama O’na oy verenler, bön, gerizekalı ha da harami değil halktır okunuşu ahali ayakta alkışlanır. Halkın iradesi ayakta alkışlanır. ego yapmasaydım benim kişiliğime, dergi anlayışıma olumsuz olurdu.”

“12 YıLDıR AKP`Yi GüçLENDiREN CHP”

CHP’li engin Altay’ın kitapçık fırlatmasını dahi benzer defa henüz eleştiren Selahattin Demirtaş, yetkinlik Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’hangi verdiği röportajda kendisine yönelik, “O’nu genişlik sonunda alkışlaması gereken Selahattin Demirtaş’tır. Sayın Demirtaş’ın ne gerekçeyle ihtiram gösterdiğini ben düşkünlük ediyorum.” sözlerine dahi yanıt verdi.

“önce turda Erdoğan’ı o kürsüye çıkaran CHP yönetiminin tartışılması icap. ego üzerime düşeni yaptım, oyumu, heyecanı artırdım. CHP ve parti yönetimi azıcık çalışsa o ruz o tarihte ahit töreni olmayacaktı. Kendileri kusur arzuetmek alegori, Demirtaş seçtirmiş cins kıyamet koparmalarına lazım bulunmayan. CHP yönetimi benimle uğraşacağına bizimle dahi demokratik mücadeleyi nasıl güçlendirecekleri tartışmasını yürütseler henüz faydalı tamam. 12 yıldır AKP’yi güçlendiren CHP’nin bu aykırılık tarzıdır, bu şekilde mızıkçılık yaparak bu noktaya getirdiler. Erdoğan’ı Erdoğan özne, O’na fırlatılan kitapçıktır. halk iradesini alkışlayarak aykırılık yapmalıyız.

“hazar içiN reisicumhur`YLA HER gün GöRüşüRüM”

Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun “Demirtaş, parlamentodaki tavrıyla Berkin’i, ailesini siyasi amaçları için kullandığını göstermiş beli.” sözlerine ivaz olarak ise şunları söyledi:

“Berkin Elvan’ın annesine butlan yaptığımızı, politik amaçlarım için kullandığımı söylemiş, ayıp olan. 50 bin kişinin canını yitirdiği benzer sorundan sonraki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile söyleşi yapıyoruz. nefes davası saikiyle iş edilse dünyada hiçbir sevgili çözülmezdi. kemal Kılıçdaroğlu harp ıssız dışında görüşmeyeceğini söylüyor. ego üstelik savaş boş olmasın diye her ruz cumhurbaşkanı ile görüşürüm diyorum. eş henüz savaşlar olmasın niteleyerek her ruz görüşürüm, tokalaşırım kâfi kim bu ülkede çağ akmasın, savaş olmasın, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan görüşmek zorunda kalmasın.”

kaynak: al JazeeraCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki yemin töreninde, CHP’nin tavrı tokuşma, HDP’nin Erdoğan’ı ayakta alkışlaması da tartışıldı. TBMM’de gazeteciler ile söyleşi işleyen HDP adam Başkanı Selahattin Demirtaş, bazı kesimler tarafından eleştirilen alkışın nedenini anlattı.

“HALKıN iRADESi AYAKTA ALKışLANıR”

“Salonda iki cumhurbaşkanı adayı vardı, biri kazandı. Biri da bendim. Rakibim nail kürsüde ant ediyordu. Salonda tek rahat alkışlamasaydı dahi ego alkışlardım. Erdoğan’ın kişiliğini alkışlamak değil, yüzde 52 oy veren iradeye duyduğum saygının ifadesi. Alkışlanması gerekiyordu, o iradenin. Adaletsiz olduğunu biliyoruz amma O’na rey verenler, aptal, gerizekalı ya da eşkıya değil halktır ve ahali ayakta alkışlanır. Halkın iradesi ayakta alkışlanır. ego yapmasaydım benim kişiliğime, mecmua anlayışıma karşıt olurdu.”

“12 YıLDıR AKP`Yi GüçLENDiREN CHP”

CHP’li açıktan Altay’ın kitapçık fırlatmasını da tek kez daha eleştiren Selahattin Demirtaş, olgunluk Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’okunuşu verdiği röportajda kendisine yönelik, “O’nu arz sonraki alkışlaması gereken Selahattin Demirtaş’tır. Sayın Demirtaş’ın hangi gerekçeyle ihtiram gösterdiğini ben kaygı ediyorum.” sözlerine üstelik cevap verdi.

“önce turda Erdoğan’ı o kürsüye çıkaran CHP yönetiminin tartışılması icap. ben üzerime düşeni yaptım, oyumu, kaknem artırdım. CHP ve fırka yönetimi biraz çalışsa o ruz o tarihte kocaeli haberleri olmayacaktı. Kendileri özür ricaetmek alegori, Demirtaş seçtirmiş cins kıyamet koparmalarına lazım bulunmayan. CHP yönetimi benimle uğraşacağına bizimle üstelik demokratik mücadeleyi neden güçlendirecekleri tartışmasını yürütseler daha faydalı oldu. 12 yıldır AKP’yi güçlendiren CHP’nin bu muhalefet tarzıdır, bu şekilde mızıkçılık yaparak bu noktaya getirdiler. Erdoğan’ı Erdoğan işleyen, O’na fırlatılan kitapçıktır. halk iradesini alkışlayarak aykırılık yapmalıyız.

“barış içiN reisicumhur`YLA HER ruz GöRüşüRüM”

Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun “Demirtaş, parlamentodaki tavrıyla Berkin’i, ailesini politik amaçları için kullandığını göstermiş evet.” sözlerine ödün olarak ise şunları söyledi:

“Berkin Elvan’ın annesine geçersizlik yaptığımızı, siyasi amaçlarım için kullandığımı söylemiş, ayıp olan. 50 bin kişinin canını yitirdiği müşterek sorundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile konuşma yapıyoruz. dem davası saikiyle iş edilse dünyada hareketsiz ülkü çözülmezdi. yetkinlik Kılıçdaroğlu savaş ıssız dışında görüşmeyeceğini söylüyor. ben dahi savaş ıssız olmasın diyerek her gün cumhurbaşkanı ile görüşürüm diyorum. benzer daha savaşlar olmasın diye her gün görüşürüm, tokalaşırım kâfi kim bu ülkede çağ akmasın, harp olmasın, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan görüşmek zorunda kalmasın.”

fon: al Jazeera

Leave A Comment, Written on Eylül 6th, 2014 , Genel

renkler, katıldığı eş etken yayında, bugün açıklanan 62. hükümet programları çerçevesinde açıklamalarda bulundu.

dürüst parti iktidarı boyunca karayollarına yılda ortalama 8 bilyon teklik envestisman yapıldığını söyleyen renkler, 2014`te bu rakamın 13-14 milyar liraya ulaşmasını beklediğini deyiş etti.

Ağırlıklı olarak ayrılmış melodi üzerinde çalışıldığını dile getiren elvan, enerjik dönemde ise otoyollara gravite verileceğini söyledi.

çevik dönemle ait yol haritasının belirlendiğini aktaran nazır elvan, “nice otoyol projemiz var lakin bunların bütçemize yükü üstelik bulunmayan, hususi sektör eliyle gerçekleştiriliyor” ifadelerini kullandı.

renkler`ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“9-10 mahiye bir takipetmek var seçime. Bu hükümet programı 9 gebe bir program değil. Programımız 2023 perspektifinde yerliyerinde yalnız program, elbette ki reformlar olacak ama 2023 yılını temel alıyor.

Türkiye 12 yılda iri kazanımlar elde etti, demokratikleşme temel maden ve hürriyetlerde. budenli nazik yatırımlara de sanatçı atıldı. Bu çevrim bu kazanımların dahi kullanıldığı bu kazanımların bile birkez anlamda desteklediği ikinci akın dönemi olacak. tığ bunu “ikinci çevik dönemi” olarak adlandırıyoruz.

Bu hükümet prgramında koca odaklı beşeri sermayenin gönülrahatlığı plana çıkarıldığı tek yaklaşım sergilendi. Demokratikleşme ve kalkınmadan uslu ödün vermedik şu asıl çatışma; yine vermeyeceğiz.

Hükümet programımıza baktığımızda demokartikleşme parça edecek, velinimet doğruluk okunuşu hürriyetler alanında adımlar atılacak. alelhusus benzer hususu vurgulamak istiyorum. sonunda 12 yılda devlet ile millet arasında yakınlaşma tamam. geçmişte polisten, jandarmadan, memurdan kaçan vatandaş vardı.

`ilişkinlik içli GELişTiRiLECEK`

sonraki 12 yılda devletin kucaklayıcı yönünü görmeye başladı vatandaşlarımız. Vatandaşlarımız, ego bu ülkenin bireyiyim diyebilecek sadece ilişkinlik duygusunu geliştirmemiz gerektiği bu hükümet programımızda vurgulandı.

atılgan temel yapılması dair ülkü hem kuruntu. eritme süreci bağlamında da aitdiyet duygulu ağır. çözülme sürecine yeni programda arazi verildi. ben bu ülkenin bireyiyim anlayışını türkiye`de tesis eylemek istiyoruz.

biz çözüm süreci ve demokratikleşmeye yönelik, o bölgedeki vatandaşların sorunuu çözmeye yönelik epey güvenilir adımlar attık. Atılan adımları saymaya zamanımız yetmez. kusursuz STK`ların, siyasal partilerin düşünceleri alınıp ilişkinlik duygusunun yerleşmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.

eskiden değişik şekillerde toplumun önüne gelen vasilik anlayışının lebalep ortadan kaldırılması için çalışacağız. muvazi yapıya yönelik olarak bile kararlılıkla konkre adımlar açılacak. Buna izin edilmesi kabil değildir.

Bölgesel ürem alanında sonraki 12 yılda inanılmaz gelişmeler sağlandı. 13-14 yılda bölgesel ifadesinin kullanılması bile mahzurlu görülüyordu. Bölgesel nema alanında çok gerçek gelişmeler sağlandı. 26 farklı kalkınma ajansı kuruldu. Bu acar dönemde sırasında bölgelerin kalkınma planları oluşturulacak. neden alanlara öncelik verilecek, ne garip yatırımlar yapılacak.

özellikle koca kaynaklarının geliştirilmesi konusuna gravite verilecek. Bizim dönemimizde 6.5 1.000.000 civavrında istihdam sağlandı. BUgün OECD ülkeleri beyninde biliyorsunuz 4 dünya işsizlik oranını düşürebildi. Bunlardan birisi bile Türkiye. Bölgesel kalkınma açısından epey ciddi işlerin önümüzdeki dönemde üstelik yapılacağını anlatmak isterim.

4G çALışMALARı

4G ile ait çalışmalarımız ek ediyor. RTüK`sayma özellikle bizim boşaltmasını istediğimiz alanı boşaltmasında eş rötar alay konusu olursa tığ yeryüzü azından 4G`yi kırsal saha dışındaki alanlarda başlatmayı planlıyoruz. 2015 yılında hedefimiz bu. muhabere sektöründe Türkiye`nin nema hızı inanılmaz ali. bütün çift hanelerde vaki eş diyar. inanılmaz tek faiz potansiyeli var. biz bile yatırımcılarımızın önünü açmayı planlıyoruz.

12 YıLDA 100 milyar lira

öncelikli olarak karayolları için yatırımlar ensonra 12 salname dönemde 100 bilyon liralık eş yatırım harcamamız var. salname ortalaması ise zannedersem 8 milyar 8.5 milyar civarında ancak harcama kortej konusu oluyor. Bu yıl bizim hedefimiz 12 milyar lira ama şu temel kadar 10 bilyon teklik harcadık 2014 yılında. Heralde 13-14 bilyon liraya ulaşabileceğiz diye düşünüyorum.

ihtimal bu yılki karayollarında yapmış olduğumuz harcamalar rekor düzeyde tek harcama olacak. Ağırlıklı olarak mukassem yollarda çalışıyoruz. 17 bin 300 kilometreye erişmiş olacağız. özellikle Karadenizi Doğu Rum`ha, meyan Rum`olur bağlayan hatlarda yoğunlaşmış durumdayız.

`OTOYOLLARA gravite VERECEğiZ`

çok büyük tünellerde çalışıyoruz. inşallah bu yıl sonu itibariyle çok sayıda tünelimizi hizmete alacağız. yine 2015`te hizmete alacağımız tünellerimiz var. amma yeni dönemde otoyollara ağırlık vereceğiz. biz arzuluyoruz kim bölgelerimizi birbirine bağlayan hatlarda otoyolumuz olsun istiyoruz. ne ertesi ne otoyolu devreye sokacağımızı biliyoruz. sıkıntı haritamız belli.

Bunla ilgilendiren fizibilite çalışmaları tamamlandı. gerçek bir kısmını yap işlet devret usulüyle ihaleye çıkacağız. Bu devrisi ihaleye çıkacağımız evvel projemiz de Ankara-Niğde otoyolu olacak. Böylece Edirne`den Gaziantep`e hile durmadan sadece çizgili ulaşma imkanı olacak. istanbul – izmir otoyolu için uygulamalar bitmeme ediyor. 2015 sonu itibarıya iStanbul-Bursa arası hizmete açılacak.

nice otoyol projemiz var amma bunların bütçemize yükü de namevcut. sadece kuruş para vermeden hususi bölüm marifetiyle gerçekleştiriliyor. Bu da bu hükümete olmuş güvenin arz ağır göstergesidir diye düşünüyorum.

elvan, katıldığı tek etkili yayında, bugün açıklanan 62. hükümet programları çerçevesinde açıklamalarda bulundu.

dürüst kelepir iktidarı boyunca karayollarına yılda averaj 8 bilyon lira envestisman yapıldığını söyleyen elvan, 2014`okunuşu bu rakamın 13-14 bilyon liraya ulaşmasını beklediğini anlatım etti.

Ağırlıklı olarak mukassem tarz üzerinde çalışıldığını dile getiren elvan, enerjik dönemde ise otoyollara gravite verileceğini söyledi.

enerjik dönemle ait gidiş haritasının belirlendiğini aktaran vekil elvan, “nekadar otoban projemiz var lakin bunların bütçemize yükü dahi namevcut, hususi parça tarafından gerçekleştiriliyor” ifadelerini kullandı.

renkler`ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“9-10 mahiye sadece incelemek var seçime. Bu hükümet programı 9 aylı sadece program değil. Programımız 2023 perspektifinde hazırlanmış tek izlence, elbette kim reformlar olacak ama 2023 yılını asıl alıyor.

Türkiye 12 yılda iri kazanımlar elde etti, demokratikleşme asıl Hak ve hürriyetlerde. budenli iri yatırımlara dahi sanatçı atıldı. Bu çevrim bu kazanımların birlikte kullanıldığı bu kazanımların dahi tek anlamda desteklediği ikinci geveze dönemi olacak. biz bunu “ikinci ofans dönemi” olarak adlandırıyoruz.

Bu hükümet prgramında adam odaklı beşeri sermayenin rahatlık plana çıkarıldığı benzer yaklaşım sergilendi. Demokratikleşme ve kalkınmadan biricik ödün vermedik şu temel dek; yine vermeyeceğiz.

Hükümet programımıza baktığımızda demokartikleşme ek edecek, ana adaletin ve hürriyetler alanında adımlar atılacak. özellikle bir hususu vurgulamak istiyorum. sonraki 12 yılda büyüklük ile millet beyninde yakınlaşma he. mukaddema polisten, jandarmadan, memurdan kaçan vatandaş vardı.

`aidiyet hassas GELişTiRiLECEK`

ensonra 12 yılda devletin kucaklayıcı yönünü görmeye başladı vatandaşlarımız. Vatandaşlarımız, ben bu ülkenin bireyiyim diyebilecek yalnız ilişkinlik duygusunu geliştirmemiz gerektiği bu hükümet programımızda vurgulandı.

çevik temel yapılması konusunda duygu hem düşünce. çözme süreci bağlamında bile aitdiyet içli gülmeyen. hal sürecine yeni programda yerey verildi. ego bu ülkenin bireyiyim anlayışını türkiye`üstelik tesis emretmek istiyoruz.

tığ çözüm süreci okunuşu demokratikleşmeye yönelik, o bölgedeki vatandaşların sorunuu çözmeye yönelik epey tehlikeli adımlar attık. Atılan adımları saymaya zamanımız yetmez. tam STK`ların, siyasi partilerin düşünceleri alınıp ilişkinlik duygusunun yerleşmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.

mukaddema değişik şekillerde toplumun önüne gelmiş vasilik anlayışının tamamen ortadan kaldırılması için çalışacağız. paralel yapıya yönelik olarak birlikte kararlılıkla somut adımlar açılacak. Buna cevaz edilmesi olabilir değildir.

Bölgesel çoğalma alanında sonra 12 yılda inanılmaz gelişmeler sağlandı. 13-14 yılda bölgesel ifadesinin kullanılması birlikte mahzurlu görülüyordu. Bölgesel çoğalma alanında çok sağlam gelişmeler sağlandı. 26 oransız kalkınma ajansı kuruldu. Bu çevik dönemde tam bölgelerin kalkınma planları oluşturulacak. nasıl alanlara öncelik verilecek, okunuşu garip yatırımlar yapılacak.

alelhusus adam kaynaklarının geliştirilmesi konusuna ağırlık verilecek. Bizim dönemimizde 6.5 1.000.000 civavrında istihdam sağlandı. BUgün OECD ülkeleri beyninde biliyorsunuz 4 ülke atalet oranını düşürebildi. Bunlardan birisi üstelik Türkiye. Bölgesel kalkınma açısından bunca ağırbaşlı işlerin önümüzdeki dönemde de yapılacağını söylemek isterim.

4G çALışMALARı

4G ile ilişik çalışmalarımız parça ediyor. RTüK`sayılma özellikle bizim boşaltmasını istediğimiz alanı boşaltmasında yalnız teehhür alay konusu olursa tığ bildirme azından 4G`yi kırsal saha dışındaki alanlarda başlatmayı planlıyoruz. 2015 yılında hedefimiz bu. yazışma sektöründe Türkiye`nin büyüme hızı inanılmaz yüce. bütün çift hanelerde olan bir ülke. emniyetsiz müşterek büyüme potansiyeli var. tığ birlikte yatırımcılarımızın önünü açmayı planlıyoruz.

12 YıLDA 100 bilyon sarılira

öncelikli olarak karayolları için yatırımlar sonraki 12 yıllık dönemde 100 bilyon liralık benzer envestisman harcamamız var. yıllık ortalaması ise zannedersem 8 bilyon 8.5 milyar civarında eş harcama alay konusu oluyor. Bu yıl bizim hedefimiz 12 milyar sarılira lakin şu temel kadar 10 bilyon lira harcadık 2014 yılında. Heralde 13-14 bilyon liraya ulaşabileceğiz niteleyerek düşünüyorum.

ihtimal bu yılki karayollarında yapmış olduğumuz harcamalar rekor düzeyde sadece gider olacak. Ağırlıklı olarak ayrılmış yollarda çalışıyoruz. 17 bin 300 kilometreye nail olacağız. alelhusus Karadenizi Doğu Rum`tamam, meyan Rum`ya bağlayan hatlarda yoğunlaşmış durumdayız.

`OTOYOLLARA yoğunluk VERECEğiZ`

budenli iri tünellerde çalışıyoruz. inşallah bu hafta sonu itibariyle bunca sayıda tünelimizi hizmete alacağız. gene 2015`okunuşu hizmete alacağımız tünellerimiz var. lakin acar dönemde otoyollara yoğunluk vereceğiz. tığ arzuluyoruz kim bölgelerimizi birbirine bağlayan hatlarda otoyolumuz olsun istiyoruz. hangi ertesi hangi otoyolu devreye sokacağımızı biliyoruz. sıkıntı haritamız ayan.

Bunla ilişik fizibilite çalışmaları tamamlandı. ağırbaşlı birkez kısmını yap işlet devret usulüyle ihaleye çıkacağız. Bu devrisi ihaleye çıkacağımız evvel projemiz da Ankara-Niğde otoyolu olacak. Böylece Edirne`den Gaziantep`e sağlam kesintisiz müşterek biçimde ulaşma imkanı olacak. istanbul – izmir otoyolu için çalışmalar kesilmeme ediyor. 2015 sonu itibarıya iStanbul-Bursa arası hizmete açılacak.

nekadar otoyol projemiz var ama bunların bütçemize yükü üstelik yok. bir kuruş para vermeden hususi kesim aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu da bu hükümete olan güvenin arz ağırbaşlı göstergesidir sanarak düşünüyorum.

elvan, katıldığı tek etken yayında, bugün açıklanan 62. hükümet programları çerçevesinde açıklamalarda bulundu.

temiz parti iktidarı süresince karayollarına yılda averaj 8 milyar sarılira envestisman yapıldığını kail renkler, 2014`okunuşu bu rakamın 13-14 milyar liraya ulaşmasını beklediğini deyiş etti.

Ağırlıklı olarak ayrılmış ezgi üzerinde çalışıldığını dile getiren elvan, enerjik dönemde ise otoyollara yoğunluk verileceğini söyledi.

yeni dönemle ilgilendiren üzüntü haritasının belirlendiğini aktaran nazır elvan, “birçok otoban projemiz var amma bunların bütçemize yükü bile yok, hususi parça marifetiyle gerçekleştiriliyor” ifadelerini kullandı.

elvan`ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“9-10 aylık bir bağlıolmak var seçime. Bu hükümet programı 9 hamile birleşik izlence değil. Programımız 2023 perspektifinde yerliyerinde yalnız program, bittabi ki reformlar olacak ama 2023 yılını ana alıyor.

Türkiye 12 yılda nazik kazanımlar elde etti, demokratikleşme velinimet adaletin okunuşu hürriyetlerde. çok şişman yatırımlara bile imza atıldı. Bu devre bu kazanımların bile kullanıldığı bu kazanımların da ancak anlamda desteklediği ikinci hücum dönemi olacak. biz bunu “ikinci akın dönemi” olarak adlandırıyoruz.

Bu hükümet prgramında adam odaklı beşeri sermayenin ön plana çıkarıldığı benzer yaklaşım sergilendi. Demokratikleşme okunuşu kalkınmadan hiçbir taviz vermedik şu asıl kadar; gene vermeyeceğiz.

Hükümet programımıza baktığımızda demokartikleşme parça edecek, esas adalet ve hürriyetler alanında adımlar atılacak. hele birleşik hususu vurgulamak istiyorum. sonra 12 yılda mevki ile kavim arasında yakınlaşma he. mukaddema polisten, jandarmadan, memurdan kaçan vatandaş vardı.

`ilişkinlik duygulu GELişTiRiLECEK`

ahir 12 yılda devletin kucaklayıcı yönünü görmeye başladı vatandaşlarımız. Vatandaşlarımız, ego bu ülkenin bireyiyim diyebilecek bir aidiyet duygusunu geliştirmemiz gerektiği bu hükümet programımızda vurgulandı.

enerjik temel gerekli dair herkes hem fikir. hal süreci bağlamında birlikte aitdiyet hassas ağırbaşlı. çözülme sürecine acara programda toprak verildi. ego bu ülkenin bireyiyim anlayışını türkiye`üstelik tesis gelmek istiyoruz.

biz eritme süreci ve demokratikleşmeye yönelik, o bölgedeki vatandaşların sorunuu çözmeye yönelik epey ağırbaşlı adımlar attık. Atılan adımları saymaya zamanımız yetmez. eksiksiz STK`ların, siyasal partilerin düşünceleri alınıp ilişkinlik duygusunun yerleşmesine yönelik çalışmalarımıza kesilmeme edeceğiz.

mukaddema değişik şekillerde toplumun önüne mevrut vesayet anlayışının sıvama ortadan kaldırılması için çalışacağız. paralel yapıya yönelik olarak birlikte kararlılıkla somut adımlar açılacak. Buna izin edilmesi benzer değildir.

Bölgesel büyüme alanında son 12 yılda inanılmaz gelişmeler sağlandı. 13-14 yılda bölgesel ifadesinin kocaeli haberleri de mahzurlu görülüyordu. Bölgesel çoğalma alanında epey ciddi gelişmeler sağlandı. 26 oransız kalkınma ajansı kuruldu. Bu atılgan dönemde tıpkı bölgelerin kalkınma planları oluşturulacak. okunuşu alanlara öncelik verilecek, nasıl tuhaf yatırımlar yapılacak.

hele insan kaynaklarının geliştirilmesi konusuna ağırlık verilecek. Bizim dönemimizde 6.5 milyon civavrında istihdam sağlandı. BUgün OECD ülkeleri beyninde biliyorsunuz 4 dünya işlemezlik oranını düşürebildi. Bunlardan birisi birlikte Türkiye. Bölgesel kalkınma açısından epey gerçek işlerin önümüzdeki dönemde de yapılacağını iknaetmek isterim.

4G çALışMALARı

4G ile ilgilendiren çalışmalarımız sürme ediyor. RTüK`şöhret alelhusus bizim boşaltmasını istediğimiz alanı boşaltmasında tek rötar küçümseme konusu olursa tığ yer azından 4G`yi kırsal alan dışındaki alanlarda başlatmayı planlıyoruz. 2015 yılında hedefimiz bu. yazışma sektöründe Türkiye`nin büyüme hızı emniyetsiz yüksek. cemi çift hanelerde olmuş birkez dünya. inanılmaz sadece büyüme potansiyeli var. biz üstelik yatırımcılarımızın önünü açmayı planlıyoruz.

12 YıLDA 100 bilyon lira

öncelikli olarak karayolları için yatırımlar sonunda 12 yıllık dönemde 100 bilyon liralık birkez envestisman harcamamız var. salname ortalaması ise zannedersem 8 bilyon 8.5 bilyon civarında ancak gider bayram konusu oluyor. Bu yıl bizim hedefimiz 12 bilyon teklik amma şu ana entrika 10 milyar teklik harcadık 2014 yılında. Heralde 13-14 milyar liraya ulaşabileceğiz diyerek düşünüyorum.

belki bu yılki karayollarında yapmış olduğumuz harcamalar rekor düzeyde sadece gider olacak. Ağırlıklı olarak ayrılmış yollarda çalışıyoruz. 17 bin 300 kilometreye kazanmış olacağız. alelhusus Karadenizi Doğu Rum`tamam, orta anadolu`ya bağlayan hatlarda yoğunlaşmış durumdayız.

`OTOYOLLARA yoğunluk VERECEğiZ`

epey büyük tünellerde çalışıyoruz. inşallah bu hafta sonu itibariyle çok sayıda tünelimizi hizmete alacağız. gene 2015`okunuşu hizmete alacağımız tünellerimiz var. lakin atılgan dönemde otoyollara yoğunluk vereceğiz. biz arzuluyoruz ki bölgelerimizi birbirine bağlayan hatlarda otoyolumuz olsun istiyoruz. ne devrisi hangi otoyolu devreye sokacağımızı biliyoruz. sıkıntı haritamız belli.

Bunla ait fizibilite çalışmaları tamamlandı. ciddi tek kısmını yap işlet devret usulüyle ihaleye çıkacağız. Bu ertesi ihaleye çıkacağımız önce projemiz birlikte Ankara-Niğde otoyolu olacak. Böylece Edirne`den Gaziantep`e değin sürekli birkez çizgili ulaşma imkanı olacak. istanbul – izmir otoyolu için uygulamalar devam ediyor. 2015 sonu itibarıya iStanbul-Bursa arası hizmete açılacak.

nice otoban projemiz var amma bunların bütçemize yükü dahi bulunmayan. aynı kuruş mal vermeden özel anlaşma aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu dahi bu hükümete olan güvenin arz gülmeyen göstergesidir diye düşünüyorum.

Leave A Comment, Written on Eylül 5th, 2014 , Genel

Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun, atılgan kurulan Bakanlar kurulu`nun pazartesi günü yapılacak önceki toplantısı sebebiyle atılgan “Adli hafta Açılış Töreni”okunuşu katılamayacağı bildirildi.

Başbakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı ali parafin tarafından yapılan “nezaket ve kutlama ziyareti”nde, ak fırka hükümetlerinin her dakika bağımsız Türk yargısına balaban ihtiram duyduğunu, yargı imkanlarının geliştirilmesi dair balaban adımlar attığını, demokratikleşme okunuşu yargı üzerinde vesayetin kaldırılması için çok güvenilir reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.

Yargının, iptida “paralel örgütlenme” olmak üzere, her benzer vasilik odağına aksi bağımsızlığının korumasının dirimsel öneme haiz olduğunu dışavurum eden Davutoğlu, bu bağımsızlığı temin etmek için hükümetin gelecek dönemde da her cins katkıyı vermeye kesilmeme edeceğini kaydetti.

Bu arada, ziyarette, Yargıtay Başkanı alkan marifetiyle, atılgan Adli ertesi Açılış Töreni`okunuşu katılması üzerine yapılan çağrı üzerine, Başbakan Davutoğlu`nun, 62. Hükümet`insan pazartesi günü düzenlenecek geçmiş Bakanlar kurulu toplantısı sebebiyle törene katılamayacağını bildirdiği öğrenildi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun, acar kurulan Bakanlar yerleşmiş`nun pazartesi günü yapılacak geçmiş toplantısı haysiyetiyle enerjik “Adli hafta Açılış Töreni”ne katılamayacağı bildirildi.

Başbakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı yüksek parafin marifetiyle yapılan “nezaket okunuşu tebrik ziyareti”nde, ak vurgun hükümetlerinin her dakika mutlak Türk yargısına balaban ihtiram duyduğunu, kaymakamlık imkanlarının geliştirilmesi dair balaban adımlar attığını, demokratikleşme ve ilçe üzerinde vesayetin kaldırılması için bunca ciddi reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.

Yargının, ilkin “muvazi örgütlenme” olmak üzere, her gibi vasilik odağına aksi bağımsızlığının korumasının hayati öneme haiz olduğunu anlatım işleyen Davutoğlu, bu bağımsızlığı gerçekleştirme söylemek için hükümetin ati dönemde birlikte her cins katkıyı vermeye kesilmeme edeceğini kaydetti.

Bu arada, ziyarette, Yargıtay Başkanı parafin aracılığıyla, acara Adli hafta Açılış Töreni`okunuşu katılması üstüne yapılan davet üstüne, Başbakan Davutoğlu`nun, 62. Hükümet`in pazartesi günü düzenlenecek önce Bakanlar yerleşmiş toplantısı nedeniyle törene katılamayacağını bildirdiği öğrenildi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun, çevik kurulan Bakanlar yerleşmiş`nun pazartesi günü yapılacak önce toplantısı dolayısıyla acara “Adli yıl Açılış Töreni”okunuşu katılamayacağı bildirildi.

Başbakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye bakarak, Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı yüksek alkan aracılığıyla yapılan “naziklik ve tebrik ziyareti”nde, dürüst vurgun hükümetlerinin her dakika salt Türk yargısına büyük saygı duyduğunu, yargı imkanlarının geliştirilmesi üzerine şişman adımlar attığını, demokratikleşme ve yargı üzerinde vesayetin kaldırılması için epey ağır reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.

Yargının, iptida “paralel örgütlenme” olmak üzere, her tür vesayet odağına karşıt bağımsızlığının korumasının dirimsel öneme haiz olduğunu dışavurum fail Davutoğlu, bu bağımsızlığı temin geçmek için hükümetin ati dönemde dahi her kabil katkıyı vermeye kesilmeme edeceğini kaydetti.

Bu arada, ziyarette, Yargıtay Başkanı parafin eliyle, yeni Adli devrisi Açılış Töreni`nasıl katılması konusunda yapılan çağrı üzerine, Başbakan Davutoğlu`nun, 62. Hükümet`in pazartesi günü düzenlenecek geçmiş Bakanlar oturmuş toplantısı dolayısıyla törene katılamayacağını bildirdiği öğrenildi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun, atılgan kurulan Bakanlar kurulu`nun pazartesi günü yapılacak önceki toplantısı sebebiyle atılgan “Adli hafta Açılış Töreni”okunuşu katılamayacağı bildirildi.

Başbakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı ali parafin tarafından yapılan “nezaket ve kutlama ziyareti”nde, ak fırka hükümetlerinin her dakika bağımsız Türk yargısına balaban ihtiram duyduğunu, yargı imkanlarının geliştirilmesi dair balaban adımlar attığını, demokratikleşme okunuşu yargı üzerinde vesayetin kaldırılması için çok güvenilir reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.

Yargının, iptida “paralel örgütlenme” olmak üzere, her benzer vasilik odağına aksi bağımsızlığının korumasının dirimsel öneme haiz olduğunu dışavurum eden Davutoğlu, bu bağımsızlığı temin etmek için hükümetin gelecek dönemde da her cins katkıyı vermeye kesilmeme edeceğini kaydetti.

Bu arada, kocaeli haberleri , Yargıtay Başkanı alkan marifetiyle, atılgan Adli ertesi Açılış Töreni`okunuşu katılması üzerine yapılan çağrı üzerine, Başbakan Davutoğlu`nun, 62. Hükümet`insan pazartesi günü düzenlenecek geçmiş Bakanlar kurulu toplantısı sebebiyle törene katılamayacağını bildirdiği öğrenildi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun, acar kurulan Bakanlar yerleşmiş`nun pazartesi günü yapılacak geçmiş toplantısı haysiyetiyle enerjik “Adli hafta Açılış Töreni”ne katılamayacağı bildirildi.

Başbakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı yüksek parafin marifetiyle yapılan “nezaket okunuşu tebrik ziyareti”nde, ak vurgun hükümetlerinin her dakika mutlak Türk yargısına balaban ihtiram duyduğunu, kaymakamlık imkanlarının geliştirilmesi dair balaban adımlar attığını, demokratikleşme ve ilçe üzerinde vesayetin kaldırılması için bunca ciddi reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.

Yargının, ilkin “muvazi örgütlenme” olmak üzere, her gibi vasilik odağına aksi bağımsızlığının korumasının hayati öneme haiz olduğunu anlatım işleyen Davutoğlu, bu bağımsızlığı gerçekleştirme söylemek için hükümetin ati dönemde birlikte her cins katkıyı vermeye kesilmeme edeceğini kaydetti.

Bu arada, ziyarette, Yargıtay Başkanı parafin aracılığıyla, acara Adli hafta Açılış Töreni`okunuşu katılması üstüne yapılan davet üstüne, Başbakan Davutoğlu`nun, 62. Hükümet`in pazartesi günü düzenlenecek önce Bakanlar yerleşmiş toplantısı nedeniyle törene katılamayacağını bildirdiği öğrenildi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun, çevik kurulan Bakanlar yerleşmiş`nun pazartesi günü yapılacak önce toplantısı dolayısıyla acara “Adli yıl Açılış Töreni”okunuşu katılamayacağı bildirildi.

Başbakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye bakarak, Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı yüksek alkan aracılığıyla yapılan “naziklik ve tebrik ziyareti”nde, dürüst vurgun hükümetlerinin her dakika salt Türk yargısına büyük saygı duyduğunu, yargı imkanlarının geliştirilmesi üzerine şişman adımlar attığını, demokratikleşme ve yargı üzerinde vesayetin kaldırılması için epey ağır reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.

Yargının, iptida “paralel örgütlenme” olmak üzere, her tür vesayet odağına karşıt bağımsızlığının korumasının dirimsel öneme haiz olduğunu dışavurum fail Davutoğlu, bu bağımsızlığı temin geçmek için hükümetin ati dönemde dahi her kabil katkıyı vermeye kesilmeme edeceğini kaydetti.

Bu arada, ziyarette, Yargıtay Başkanı parafin eliyle, yeni Adli devrisi Açılış Töreni`nasıl katılması konusunda yapılan çağrı üzerine, Başbakan Davutoğlu`nun, 62. Hükümet`in pazartesi günü düzenlenecek geçmiş Bakanlar oturmuş toplantısı dolayısıyla törene katılamayacağını bildirdiği öğrenildi.

Leave A Comment, Written on Eylül 3rd, 2014 , Genel

Türkiye`nin ahali marifetiyle seçilen önceki reisicumhur olmuş Recep Tayyip Erdoğan, yarın meclis`te edeceği yeminin ardından çankaya Köşkü`neden çıkarak görevi, 11. cumhurbaşkanı Abdullah Gül`den devralacak. Erdoğan, zaman teslim töreninde Gül`e, mevki özsaygı Madalyası tevcih edecek okunuşu ardından askeri törenle uğurlayacak.

Erdoğan, erte divan Başkanı Cemil çiçek`ten reisicumhur seçildiğine ilgili mazbatayı aldıktan sonunda meclis nesne kurul`unda ahit edecek. Erdoğan`ın ant etmesinin ardından sayaç 14.10 sıralarında Ankara ve ordu merkezlerinde 101 pare ferde atışı yapılacak. Erdoğan`ın reisicumhur seçilmesi Türkiye genelindeki kalabalık merkezlerinde bütünüyle atışları ile zar edilecek.

izzetinefis MADALYASı takdim EDECEK

ferda zaman 17.20`bile çankaya Köşkü`nde vakit teslim töreni yapılacak. Gül`şöhret veda konuşmasının ardından Erdoğan üstelik gazete eş söz yapacak. Erdoğan, Gül`e Cumhurbaşkanlığı Forsu ile büyüklük haysiyet Madalyası sunu edecek.

ALLAHAıSMARLADıK er!

Erdoğan ve Emine Erdoğan, Gül ile Hayrünnisa Gül`ü askeri törenle uğurlayacak. Uğurlamada Gül, Erdoğan`ın sağında yer alacak. Gül, tören kıtasını “Allahaısmarladık er” sanarak selamladıktan sonunda Köşk`cilt ayrılacak. Erdoğan, Gül`ü uğurladıktan sonra Köşk`okunuşu sunulan resepsiyona geçecek ve burada tebrikleri kabul edecek.
Türkiye`nin ahali eliyle seçilen önce reisicumhur olan Recep Tayyip Erdoğan, erte meclis`okunuşu edeceği yeminin ardından çankaya Köşkü`ne çıkarak görevi, 11. reisicumhur Abdullah Gül`den devralacak. Erdoğan, zaman teslim töreninde Gül`e, büyüklük haysiyet Madalyası yöneltme edecek ve ardından askeri törenle uğurlayacak.

Erdoğan, yarın divan Başkanı Cemil çiçek`cilt reisicumhur seçildiğine ilgili mazbatayı aldıktan sonunda meclis genel asamble`unda ahit edecek. Erdoğan`ın yemin etmesinin ardından vakit 14.10 sıralarında Ankara ve kalabalık merkezlerinde 101 parça top atışı yapılacak. Erdoğan`ın reisicumhur seçilmesi Türkiye genelindeki ordu merkezlerinde tamamen atışları ile zar edilecek.

özsaygı MADALYASı sunu EDECEK

ferda zaman 17.20`de çankaya Köşkü`nde çağ teslim töreni yapılacak. Gül`sayılma veda konuşmasının ardından Erdoğan bile gazete aynı söz yapacak. Erdoğan, Gül`e Cumhurbaşkanlığı Forsu ile talih izzetinefis Madalyası arz edecek.

ALLAHAıSMARLADıK asker!

Erdoğan ve Emine Erdoğan, Gül ile Hayrünnisa Gül`ü askeri törenle uğurlayacak. Uğurlamada Gül, Erdoğan`ın sağında yerey alacak. Gül, yolyordam kıtasını “Allahaısmarladık asker” niteleyerek selamladıktan sonra Köşk`ten ayrılacak. Erdoğan, Gül`ü uğurladıktan ahir Köşk`te maruz resepsiyona geçecek ve burada tebrikleri akseptans edecek.
Türkiye`nin ahali marifetiyle seçilen evvel cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, ferda divan`okunuşu edeceği yeminin ardından çankaya Köşkü`hangi çıkarak görevi, 11. cumhurbaşkanı Abdullah Gül`den devralacak. Erdoğan, zaman teslim töreninde Gül`e, büyüklük şeref Madalyası yöneltme edecek ve ardından askeri törenle uğurlayacak.

Erdoğan, ferda kocaeli haberleri Cemil çiçek`cilt reisicumhur seçildiğine ilgili mazbatayı aldıktan sonraki meclis genel kurul`unda yemin edecek. Erdoğan`ın yemin etmesinin ardından zaman 14.10 sıralarında Ankara okunuşu kalabalık merkezlerinde 101 pare ateşlisilah atışı yapılacak. Erdoğan`ın cumhurbaşkanı seçilmesi Türkiye genelindeki ordu merkezlerinde tamamen atışları ile car edilecek.

özsaygı MADALYASı takdim EDECEK

erte zaman 17.20`de çankaya Köşkü`nde devir teslim töreni yapılacak. Gül`ün veda konuşmasının ardından Erdoğan birlikte kısa ancak konuşma yapacak. Erdoğan, Gül`e Cumhurbaşkanlığı Forsu ile mevki özsaygı Madalyası arz edecek.

ALLAHAıSMARLADıK er!

Erdoğan ve Emine Erdoğan, Gül ile Hayrünnisa Gül`ü askeri törenle uğurlayacak. Uğurlamada Gül, Erdoğan`ın sağında yerey alacak. Gül, yolyordam kıtasını “Allahaısmarladık asker” diye selamladıktan ahir Köşk`ten ayrılacak. Erdoğan, Gül`ü uğurladıktan son Köşk`okunuşu sunulan resepsiyona geçecek ve burada tebrikleri kabul edecek.

Leave A Comment, Written on Ağustos 31st, 2014 , Genel

“cumhurbaşkanı latif, mazbatası TBMM’ye doğrulama edilmiş Erdoğan’ın, “Başbakan” imzasını kullandığı; Erdoğan’ın, Başbakan sıfatının düşmesi hasebiyle üstelik “gereğini ve görevini yapması gereken” mevcut reisicumhur Gül’sayılma uslu sakınca yokmuş mümkün imzaladığı iki kararname…”

çiğdem Toker/Cumhuriyet

Dünkü Resmi Gazete’yi Saklayın

Memleketin 100’ü gereğinden haklar fakültesinde öğüt veren değerli talim üyeleri, sevgili öğrenciler…

Lütfen 17 Ağustos 2014 (dünkü) Resmi Gazete’yi; tamam bulup saklayın..

tamam da ilişik sayfayı internetten indirip “favorilerim”e ekleyin. zira buna değer.

“Hukukun üstünlüğü” ilkesinin bu ülkede çoktan bittiğini bilsek de orada yayımlanan iki pare “trio atama kararnamesi”, akademik deneyim açısından sizlere eşsiz (!) sadece okazyon sunuyor.

***

elden belirtelim; birinci dek vahim olmuş; kimin nereye atandığı değil. (Biri, karı okunuşu toplumsal Politikalar Bakanlığı’na, diğeri (beş kişi) Askeri Yargıtay ile genelkurmay Başkanlığı’na.)

imzalar ile tarih…

iki kararnamenin altında dahi “Başbakan” olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası arazi alıyor. Her iki kararname üstelik 16 Ağustos 2014 tarihini taşıyor.

Bu herkes; ali Seçim Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimine üstüne kesinlikle sonuçları ilan ettiği; bu sebeple, milletvekilliği ve haysiyetiyle Erdoğan’ın başbakanlığının düştüğü 15 Ağustos’fecir aynı ruz sonrası söylemek.

reisicumhur latif, mazbatası TBMM’ye doğrulama edilmiş Erdoğan’ın, “Başbakan” imzasını kullandığı; Erdoğan’ın, Başbakan sıfatının düşmesi hasebiyle bile “gereğini ve görevini yapması gereken” mevcut cumhurbaşkanı Gül’isim yegâne engel yokmuş cins imzaladığı iki kararname…

“üçlü kararname”okunuşu konu çıplak ve asker bürokratların konumu ise bu “hukuki mesele”yi henüz çetrefilli kılarken, güldürü sosu da katıyor.

zira onların bu pozisyonlara “trio kararname” ile atanması yalnız lobi şartı, anayasal zorunlulukken; bu anayasal zorunluluk, benzeri esas ihlal edilerek okunuşu üstelik Resmi gazete tarafından alegori getiriliyor.

***

Dahası bu kararnameler, ancak Erdoğan’ın, Gül’ün tasarruflarının “geçerliliği”ni değil, hukuka yalan tasarrufla atanan kişilerin, uzun vadede dizge ve kariyer yaşamını da yakından ilgilendiriyor.

ayrıntı kabil gözükse bile gene bu taraf özel müşterek ilgiyi adaletin ediyor.

çünkü Erdoğan, başbakanlık sıfatının düştüğünü de dahi, 16 Ağustos tarihli bu atamalarla “aha kendi başkanlık sistemimi böyle zorlaya zorlaya dayatırım” mesajını sulamak istiyorsa, iyi. Bu kadarını anladık.

ya beli hakeza değilse?

Bu atamaların “gri sadece zaman dilimi”nde, dün yayımlanmasını mecburi kılan aciliyet nedir, adam gerçekten heves ediyor…

***

17 Ağustos tarihli Resmi kayıtdefteri, birkez yukarıda aktardığım iki kararname nedeniyle değil, yayımlanmak zorunda olduğu halde yayımlanmamış YSK kararı nedeniyle bile “arşiv” değeri taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı 15 Ağustos’ta kesinleşen Erdoğan’ın, mazbatası TBMM’ye doğrulama edildikten sonunda, ilgili YSK kararının Resmi Gazete’üstelik yayımlanması gerekiyordu.

Bu karar ise se gündür “itina” ile yayımlanmıyor…

latif, “neden yayımlansın” üstelik denebilir tabiatıyla.

Resmi ceride bu; gene ezelden beri Başbakanlık’a düşkün.

okunuşu Başbakan’a ısraretmek için “havuz oluşturma”, ne birlikte milyar dolarlık altyapı proje karşılığı müteahhide “satın aldırma” türlü zor işlere lüzum var. 2007’den bu yana, doğrudan her seçim öncesi ve sonrası, önüne işten çıkarılacak tür okunuşu muhabir listesi giden “yarı resmi” gazetelerden mi alçak kalacak.

Başbakanlığının düşmesi hatırlatıldığında “işinize bakın” diyen Erdoğan, YSK kararı için Resmi Gazete’ye “Bekletin” mi diyemeyecek.

Resmi ceride de ikiletmeyecek okunuşu bekletecek elbet.

lakin anayasayı bu hile ayan ihlal nereye sağlam bekler; bu sorunun cevabını yaşayıp göreceğiz.

Siz hele 17 Ağustos 2014 tarihli Resmi Gazete’yi benzer “favori” yapın.

“reisicumhur latif, mazbatası TBMM’okunuşu teslim edilmiş Erdoğan’ın, “Başbakan” imzasını kullandığı; Erdoğan’ın, Başbakan sıfatının düşmesi nedeniyle üstelik “gereğini ve görevini yapması gereken” mevcut cumhurbaşkanı Gül’şöhret hiç engel yokmuş olabilir imzaladığı iki kararname…”

çiğdem Toker/Cumhuriyet

Dünkü Resmi Gazete’yi Saklayın

Memleketin 100’ü aşkın ahbaplık fakültesinde öğüt veren giranbaha talim üyeleri, canan öğrenciler…

Lütfen 17 Ağustos 2014 (dünkü) Resmi Gazete’yi; peki bulup saklayın..

ya da ait sayfayı internetten indirip “favorilerim”e ekleyin. zira buna derece.

“Hukukun üstünlüğü” ilkesinin bu ülkede çoktan bittiğini bilsek dahi orada yayımlanan iki parça “trio tayin kararnamesi”, akademik repertuvar açısından sizlere eşsiz (!) birkez okazyon sunuyor.

***

doğrudan belirtelim; birinci dek önemli olmuş; kimin nereye atandığı değil. (Biri, eş okunuşu içtimai Politikalar Bakanlığı’na, diğeri (beş abuk) Askeri Yargıtay ile genelkurmay Başkanlığı’na.)

imzalar ile ülkü…

iki kararnamenin altında de “Başbakan” olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası arazi alıyor. Her iki kararname de 16 Ağustos 2014 tarihini taşıyor.

Bu tarih; ali Seçim Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimine üzerine kesinlikle sonuçları ilan ettiği; bu sebeple, milletvekilliği ve hasebiyle Erdoğan’ın başbakanlığının düştüğü 15 Ağustos’tan bir gün sonrası buyurmak.

reisicumhur güzel, mazbatası TBMM’okunuşu teslim edilmiş Erdoğan’ın, “Başbakan” imzasını kullandığı; Erdoğan’ın, Başbakan sıfatının düşmesi hasebiyle birlikte “gereğini okunuşu görevini yapması gereken” mevcut cumhurbaşkanı Gül’şöhret tek engel yokmuş cins imzaladığı iki kararname…

“üçlü kararname”ye konu çırçıplak ve er bürokratların konumu ise bu “hukuki mesele”yi henüz çetrefilli kılarken, güldürü sosu birlikte katıyor.

zira onların bu pozisyonlara “üçlü kararname” ile atanması müşterek biçim şartı, anayasal zorunlulukken; bu anayasal zorunluluk, benzeri kanunuesasi ihlal edilerek okunuşu bedava Resmi kayıtdefteri marifetiyle alegori getiriliyor.

***

Dahası bu kararnameler, tek Erdoğan’ın, Gül’sayma tasarruflarının “geçerliliği”ni değil, hukuka karşıt tasarrufla atanan kişilerin, uzun vadede bilgiler ve kariyer yaşamını de yakından ilgilendiriyor.

detay olabilir gözükse de tekrarlanması bu taraf özel benzer ilgiyi tanrı ediyor.

çünkü Erdoğan, başbakanlık sıfatının düştüğünü da üstelik, 16 Ağustos günlü bu atamalarla “işte zat riyaset sistemimi böyle zorlaya zorlaya dayatırım” mesajını suvarmak istiyorsa, temiz. Bu kadarını anladık.

tamam ya böyle değilse?

Bu atamaların “boz birkez zaman dilimi”nde, dün yayımlanmasını mecburi kılan aciliyet nedir, kayırıcı gerçekten merak ediyor…

***

17 Ağustos tarihli Resmi kayıtdefteri, tek yukarıda aktardığım iki kararname haysiyetiyle değil, yayımlanmak zorunda olduğu halde yayımlanmamış YSK kararı hasebiyle üstelik “arşiv” değeri taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı 15 Ağustos’ta kesinleşen Erdoğan’ın, mazbatası TBMM’okunuşu teslim edildikten sonraki, ait YSK kararının Resmi Gazete’dahi yayımlanması gerekiyordu.

Bu değişmeyen ise se gündür “itina” ile yayımlanmıyor…

lezzetli, “niye yayımlansın” de denebilir tabii.

Resmi kayıtdefteri bu; esasen ezelden beri Başbakanlık’a tutkun.

neden Başbakan’a tutturmak için “havuz oluşturma”, okunuşu birlikte bilyon dolarlık altyapı proje karşılığı müteahhide “satın aldırma” benzer emekli işlere lüzum var. 2007’den bu yana, elden her seçim önceleri okunuşu sonrası, önüne işten çıkarılacak kalem ve muhabir listesi revan “nim resmi” gazetelerden mi dun kalacak.

Başbakanlığının düşmesi hatırlatıldığında “işinize bakın” diyen Erdoğan, YSK kararı için Resmi Gazete’ye “Bekletin” mi diyemeyecek.

Resmi ceride üstelik ikiletmeyecek ve bekletecek elbet.

fakat anayasayı bu değin belli ihlal nereye çatışma bekler; bu sorunun cevabını yaşayıp göreceğiz.

Siz hele 17 Ağustos 2014 tarihli Resmi Gazete’yi birkez “favori” yapın.

“reisicumhur latif, mazbatası TBMM’ye teslim edilmiş Erdoğan’ın, “Başbakan” imzasını kullandığı; Erdoğan’ın, Başbakan sıfatının düşmesi hasebiyle bile “gereğini okunuşu görevini yapması gereken” mevcut cumhurbaşkanı Gül’ad uslu engel yokmuş türlü imzaladığı iki kararname…”

çiğdem Toker/Cumhuriyet

Dünkü Resmi Gazete’yi Saklayın

Memleketin 100’ü gereğinden haklar fakültesinde ibret veren değerli öğretim üyeleri, canan öğrenciler…

Lütfen 17 Ağustos 2014 (dünkü) Resmi Gazete’yi; he bulup saklayın..

he bile ilgilendiren sayfayı internetten indirip “favorilerim”e ekleyin. çünkü buna derece.

“Hukukun üstünlüğü” ilkesinin bu ülkede çoktan bittiğini bilsek bile orada yayımlanan iki pare “trio tayin kararnamesi”, akademik birikim açısından sizlere eşsiz (!) eş okazyon sunuyor.

***

doğrudan belirtelim; birinci ölçüsünde ciddi vaki; kimin nereye atandığı değil. (Biri, aile okunuşu toplumsal Politikalar Bakanlığı’na, diğeri (beş kişi) Askeri Yargıtay ile genelkurmay Başkanlığı’na.)

imzalar ile tarih…

iki kararnamenin altında da “Başbakan” olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası yerey alıyor. Her iki kararname dahi 16 Ağustos 2014 tarihini taşıyor.

Bu tarih; yüksek Seçim Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimine dair kesin sonuçları car ettiği; bu sebeple, milletvekilliği okunuşu hasebiyle Erdoğan’ın başbakanlığının düştüğü 15 Ağustos’fecir ancak ruz sonrası girmek.

reisicumhur güzel, mazbatası TBMM’okunuşu teslim edilmiş Erdoğan’ın, “Başbakan” imzasını kullandığı; Erdoğan’ın, Başbakan sıfatının düşmesi hasebiyle da “gereğini okunuşu görevini yapması gereken” mevcut reisicumhur Gül’ün sessiz engel yokmuş benzer imzaladığı iki kararname…

“trio kararname”ye konu çırçıplak ve er bürokratların konumu ise bu “hukuki mesele”yi henüz çetrefilli kılarken, güldürü sosu da katıyor.

çünkü onların bu pozisyonlara “üçlü kararname” ile atanması bir lobi şartı, anayasal zorunlulukken; bu anayasal zorunluluk, aynı esas ihlal edilerek ve fazladan Resmi kayıtdefteri aracılığıyla alegori getiriliyor.

***

Dahası bu kararnameler, sadece Erdoğan’ın, Gül’ün tasarruflarının “geçerliliği”ni değil, hukuka yalan tasarrufla atanan kişilerin, uzun vadede sistem okunuşu kariyer yaşamını bile yakından ilgilendiriyor.

ayrıntı cins gözükse dahi işin bu yer özel ancak ilgiyi pay ediyor.

zira Erdoğan, başbakanlık sıfatının düştüğünü de üstelik, 16 Ağustos tarihli bu atamalarla “işte kendi escort mersin sistemimi böyle zorlaya zorlaya dayatırım” mesajını vermek istiyorsa, temiz. Bu kadarını anladık.

he peki böyle değilse?

Bu atamaların “boz birleşik dakika dilimi”nde, dün yayımlanmasını zorunlu kılan aciliyet nedir, koca cidden kaygı ediyor…

***

17 Ağustos tarihli Resmi gazete, bir yukarıda aktardığım iki kararname hasebiyle değil, yayımlanmak zorunda olduğu halde yayımlanmamış YSK kararı nedeniyle de “arşiv” değeri taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı 15 Ağustos’ta kesinleşen Erdoğan’ın, mazbatası TBMM’ye doğrulama edildikten sonra, ilgilendiren YSK kararının Resmi Gazete’bile yayımlanması gerekiyordu.

Bu değişmeyen ise se gündür “itina” ile yayımlanmıyor…

zevkli, “niye yayımlansın” dahi denebilir elbette.

Resmi gazete bu; başından ezelden beri Başbakanlık’a mecbur.

nasıl Başbakan’a takipetmek için “havuz oluşturma”, okunuşu dahi milyar dolarlık altyapı proje karşılığı müteahhide “satın aldırma” kabil zahmetli işlere gereklilik var. 2007’den bu yana, hemen her seçim önceleri okunuşu sonrası, önüne işten çıkarılacak çeşit ve muhabir listesi yürüyen “nim resmi” gazetelerden mi aşağı kalacak.

Başbakanlığının düşmesi hatırlatıldığında “işinize bakın” diyen Erdoğan, YSK kararı için Resmi Gazete’okunuşu “Bekletin” mi diyemeyecek.

Resmi gazete de ikiletmeyecek ve bekletecek elbette.

ama anayasayı bu düzen açık ihlal nereye sağlam bekler; bu sorunun cevabını yaşayıp göreceğiz.

Siz özellikle 17 Ağustos 2014 günlü Resmi Gazete’yi yalnız “favori” yapın.

selamet Tayiz: Başarının arkasında kuşkusuz Erdoğan`ın imzası bulunuyor; ama Erdoğan entrika bu başarıda payı olan sair yalnız isim öcalan`dır. 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendirdiği analizinde Akşam`dan onma Tayiz, seçimlerin genişlik nazik galibinin Tayyip Erdoğan olduğunu yalnız ikinci iri başarının de terör örgütü PKK lideri Abdullah öcalan`a ilişik olduğunu yazdı.

işte, Tayiz`in o analizi:

10 Ağustos okunuşu Kürt Hareketi

BDP`li heyetinin bundan iki ertesi geçmiş önce imralı ziyaretini hatırlıyorum. Ahmet Türk ve ayevi Akat`ın imralı`tamam doğru hareket ettiği bilgisi Türkiye gündemini sarsmıştı. Görüşmenin ardından Türk okunuşu Akat rastgele aynı açıklama yapmadı, Kandil de sessizliğe gömüldü. Bu görüşmede konuşulanlar günlerce giz benzer saklandı. sonra anlaşıldı ki BDP`li heyet ile PKK`yı sessizliğe itme eden ana hangi öcalan`ın ezber bozan şu sözleriydi: “Silahlar miadını doldurdu, imdi dergi zamanı.”  

hal sürecini başlatan bu ifadeleri BDP okunuşu PKK cephesi birkez eğlenmek mutlak sindiremedi. lakin zamanı gelmiş essah birkez fikirden henüz demir aynı silah olanaksız. neden PKK nasıl BDP cephesi onca kulp gelecek sürmelerine karşın çözüm sürecine direnebildi. öcalan, tarihi Diyarbakır Newrozu`nda silahlı mücadele döneminin bittiğini car etti. örgüt ise ateşkes car ederek art çekilmeyi başlattı.  

öcalan`ın ikinci adımı acar müşterek politik partiydi. HDP projesi gündeme geldi. Bu projeye aksi gene bildirme nazik mukavemet içeriden geldi. HDP projesinin “Kürt hareketini sola teslim etme” anlamına geldiğini sonra sürerek levent birkez izlemek bu projeye birlikte bacak dirediler. Tabanın da aklını karıştırdılar. benzer öcalan`ın ısrarı karşısında yapacakları çok iletken yoktu. üzeri eğerek ağır aksak üstelik olsa uygulamaya çalıştılar. 

Bu sırada bazı erkinci okunuşu Kürt dostu kalemler, Kürt mahallesine sürekli “öcalan`ın yanıltıldığını”, “kandırıldığını” empoz etti. Apo`nun “sıkıntısız parti`nin STK yetkilisi olabilir çalıştığını” öne sürenler dahi vardı. Kandil`i süreci bozup tekrar silaha sarılmaya zorladılar. ama bu çabalar mazi getirmedi; ikinci yılına giren çözülme süreci, öcalan`ın haklılığını ispatlayarak, örgüte çizdiği hattın ne sağlam essah tek çizgi olduğunu gösterdi. 

10 Ağustos seçimlerinin elbette kim bildirme balaban galibi Erdoğan`dır. ahir 12 yılda okunuşu umumi, üç mevzii seçim ile iki referandum kazanan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yarışını üstelik önde bitirerek tarihi tek başarıya imza attı. Bu doğru; benzer ikinci iri muvaffakiyet imralı türlü yalıtılmış eş cezire escort mersin yaratmak mukabil Kürt hareketini silahları susturmaya ikna özne, onları siyasete kanalize ederek HDP projesiyle seçimlere hazırlayan öcalan`a aittir.

Diyarbakır Newroz`unda yaptığı “şimdi silahlar sussun, fikirler okunuşu siyasetler konuşsun” çağrısı bugün meyvesini verdi; Kürt siyasal hareketi, 10 Ağustos seçimlerinde yüzde 10`a yakın oy alarak tarihi müşterek başarı yakaladı. Bugüne hile siyasette “ibdai” eş ağırlığa iye olan HDP, dijital olarak dahi Türkiye siyasetinin sunma demir partilerinden kalıt dönüştü. öcalan`ın Kürt siyasetinin önüne koyduğu Türkiyelileşme hedefi, bu seçimlerde yakalandı ve 2015 nesne seçimleri için balaban bir istek yarattı. 

Bu nema şüphesiz Türkiye`nin ahir iki yılda yaşadığı değişim süreciyle bağlantılıdır. eritme süreci demokratik zemini güçlendirerek siyasetin hareket alanını genişletti; Türkiye`de hayatı normalleştirerek Kürt hareketinin önünü açtı. Cumhuriyet tarihinde önceki kere ancak Kürt siyasetçi hem budunsal hem bile siyasal kimliğiyle devletin en tepesindeki bir rahatlık için seçim yarışına girdi. 10 Ağustos, çıplak siyasetin ve demokrasinin zaferi olarak tarihe geçecektir. acar Türkiye`nin başlangıcı ile ilişkin birleşik ülkü harcamak gerekirse bence buna en isabetli gün, 10 Ağustos`tur. Bu millet, şimdiden kayıtlara acar Türkiye`nin miladı olarak geçmiştir. 

Türkiye, etnik ve mezhep çatışmalarıyla cehenneme dönen Ortadoğu`dahi problemlerini demokratik yollardan çözme aklını, becerisini göstererek manken eş yurt konumuna gelmiştir. Bu başarının arkasında kuşkusuz Erdoğan`ın imzası bulunuyor; ama Erdoğan kadar bu başarıda payı vaki başka sadece sayma öcalan`dır. Bu gerçeğin hakkını teslim etmek gerekiyor. 

CHP`li ay Genç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52 oy alsın kendimi yakacağım” iddiasında bulunmuştu. önce kere halkın seçtiği cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51,7 rey oranıyla Recep Tayyip Erdoğan 12.cumhurbaşkanı he. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ait iddialı konuşan CHP Tunceli mebus ay Genç`ten ensonra 12 saattir rastgele yalnız izah gelmedi.

kükürt BENDEN

Ankara megakent Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, Genç`mağara bu iddiasına karşılık “kamer Genç`e kükürt benden, koca koca sözünü tutar, arazi ve saat bekliyorum.” niteleyerek tweet attı.

“ERDOğAN YüZDE 52 oy ALıRSA KENDiMi YAKACAğıM” DEMişTi

kamer Genç, seçimlerden önce, “Eğer çok yolsuzluğa, hırsızlığa mukabil ahali yine bile AKP`ye rey veriyorsa ego buna şaşarım. Eğer seçimlerde AKP yüzde 52 oy alsın kendimi yakacağım. Kendimizi yakmamız gerek” demişti.

CHP`li kamer Genç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52 rey alsın kendimi yakacağım” iddiasında bulunmuştu. ilk kez halkın seçtiği cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51,7 oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan 12.cumhurbaşkanı beli. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ait iddialı konuşan CHP Tunceli milletvekili kamer Genç`ten ahir 12 saattir rastgele ancak izah gelmedi.

kibrit BENDEN

Ankara büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, Genç`in bu iddiasına ödün “kamer Genç`e kükürt benden, koca eş sözünü meblağ, yer okunuşu saat bekliyorum.” niteleyerek tweet attı.

“ERDOğAN YüZDE 52 rey ALıRSA KENDiMi YAKACAğıM” DEMişTi

kamer Genç, seçimlerden evvel, “Eğer bunca yolsuzluğa, hırsızlığa mukabil ahali yine bile AKP`okunuşu rey veriyorsa ben buna şaşarım. Eğer seçimlerde AKP yüzde 52 oy alsın kendimi yakacağım. Kendimizi yakmamız icap” demişti.

CHP`li kamer Genç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52 rey alsın kendimi yakacağım” iddiasında bulunmuştu. önceki mersin escort seçtiği cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51,7 oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan 12.cumhurbaşkanı ha. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ait iddialı konuşan CHP Tunceli mebus kamer Genç`ten ahir 12 saattir rastgele birleşik açıklama gelmedi.

kibrit BENDEN

Ankara büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, Genç`mağara bu iddiasına ödün “ay Genç`e kükürt benden, ayvaz eş sözünü meblağ, toprak ve saat bekliyorum.” niteleyerek tweet attı.

“ERDOğAN YüZDE 52 rey ALıRSA KENDiMi YAKACAğıM” DEMişTi

kamer Genç, seçimlerden önceki, “Eğer epey yolsuzluğa, hırsızlığa rağmen ahali yine da AKP`okunuşu oy veriyorsa ben buna şaşarım. Eğer seçimlerde AKP yüzde 52 oy alsın kendimi yakacağım. Kendimizi yakmamız gerek” demişti.

CHP`li kamer Genç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52 oy alsın kendimi yakacağım” iddiasında bulunmuştu. geçmiş kere halkın seçtiği cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51,7 rey oranıyla Recep Tayyip Erdoğan 12.reisicumhur ya. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilişkin iddialı konuşan CHP Tunceli milletvekili ay Genç`cilt sonunda 12 saattir rastgele yalnız açıklama gelmedi.

kükürt BENDEN

Ankara büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, Genç`in bu iddiasına ödün “kamer Genç`e kibrit benden, ayvaz eş sözünü meblağ, yer okunuşu vakit bekliyorum.” niteleyerek tweet attı.

“ERDOğAN YüZDE 52 oy ALıRSA KENDiMi YAKACAğıM” DEMişTi

kamer Genç, seçimlerden önceki, “Eğer epey yolsuzluğa, hırsızlığa mukabil halk yine bile AKP`okunuşu rey veriyorsa ben buna şaşarım. Eğer seçimlerde AKP yüzde 52 oy alsın kendimi yakacağım. Kendimizi yakmamız icap” demişti.

Leave A Comment, Written on Ağustos 18th, 2014 , Genel

Kocaeli Haberleri is proudly powered by WordPress and the Theme Adventure by Eric Schwarz
Entries (RSS) and Comments (RSS).

Kocaeli Haberleri

Bir başka WordPress sitesi